|
Ezan Duası
Sözlükte bildirmek, duyurmak, çağrıda bulunmak,
ilan etmek anlamlarına gelen ezan, dini bir terim olarak, farz namazlarının
vaktinin girdiğini belli sözlerle ve özel bir şekilde ilan etmek, bildirmek demektir.
Ezanın sözleri aşağıdaki şekildedir:

Allâhü
ekber Allâhü ekber (Allah
en büyüktür, Allah en büyüktür)
Allâhü ekber Allâhü ekber (Allah en
büyüktür, Allah en büyüktür)
Eşhedü en lâ ilâhe illallâh (Ben tanıklık ederim ki Allah’tan başka ilah
yoktur)
Eşhedü en lâ ilâhe illallâh (Ben
tanıklık ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur)
Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh (Ben
tanıklık ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir)
Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh (Ben
tanıklık ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir)
Hayye ale's-salâh Hayye ale's-salâh (Haydin
namaza gelin, haydin namaza gelin)
Hayye ale'l-felâh Hayye ale'l-felâh (Haydin
falaha/kurtuluşa gelin, haydin felaha/kurtuluşa gelin)
Allâhü ekber Allâhü ekber (Allah en
büyüktür, Allah en büyüktür)
Lâ ilâhe illallâh (Allah’tan başka ilah
yoktur)
Sabah ezanında “hayye ‘alel-felâh”tan sonra iki defa

“es-salâtü hayrum-minennevm” (namaz uykudan hayırlıdır) denir.
“Kamet” de ezan ile aynıdır sadece “hayye’alel-falâh” cümlesinden sonra iki
kere “kad kâmetis-salâh” (namaz başladı)
cümlesi okunur.
Medine’ye hicretten sonra, Mescid-i Nebevî’nin inşası tamamlanıp düzenli bir
şekilde cemaatle namaz kılınmaya başlanınca, Peygamberimiz (a.s.), vakitlerin
girdiğini duyurmak için ne yapabileceğini sahabe ile istişare etmiş, neticede
Hz. Peygamber’e vahiyle, ayrıca sayıları yirmiye kadar ulaşan sahabiye de
rüyalarında bugünkü ezanın şekli öğretilmiştir. Ezan, sahabeden Hz. Bilal
(r.a.) tarafından sabah namazında, yüksekçe bir evin damında okunarak
uygulamaya başlanmıştır.
Ezan, sünnet-i
müekked olmakla birlikte, Müslümanlığın şiarı haline gelmiştir. Ezan
aracılığıyla halka hem namaz vaktinin girdiği ilan edilmekte, hem de Allâh’ın büyüklüğü, Peygamberimizin O’nun elçisi ve
namazın kurtuluş olduğu ilan edilmektedir.
Ezan, dinimizin en
önemli şiarlarından biridir. Ezan, Müslüman’ın kimliğidir. Bir aidiyeti ifade
eder. Özgürlük bildirisi olan ezan, müminleri Allah’a itaat etmeye, şuura,
uyanıklığa, takvaya davet eden bir bildiridir. Gönüller onunla yumuşar, duygu
yüklü terennümleriyle gözler dolar, ona alışık kulaklar, onu dinlemekten zevk
alır. Ezanın hayatımızdaki kıymetini bilebilmek için kısa bir ayrılık yeter.
Ezan seslerinden uzak bir ülkede bir süre yaşayınca ve geri dönünce bunu
yaşarız. Hele uzun yıllar ezansız kalmış kulaklar için o, gerçek bir rahmet
çağlayanı gibidir.
Ezan, başlı başına
bir davettir, irşaddır. Hazreti Bilal (r.a.)’den günümüze, insanlığı O’na
çağıran bu ses, her zaman cevabını bulmuş ve dünya var oldukça da bulacaktır.
Bu çağrı kelimeleri aşan, açıklanamaz, kavranamaz bir davettir. Arapça’yı ve
Türkçe’yi bilmeyen niceleri, dinledikleri muhteşem ezanlarla hidayete mazhar
olmuşlardır. Bu konuda yüzlerce hidayet hikayesi
duymuş olmalısınız.
Ezan, bir tek
olan Allah’a, rahmet peygamberi Muhammed’e (s.a.s.), kötülüklerden ve hayatın
monotonluğundan alıkoyan namaza ve bu temel esaslar ekseninde felaha (huzur
ve mutluluğa) çağrıdır. Bu itibarla ezanı duyan mümin, bu kutsal çağrıya
kayıtsız kalmaz, büyük bir saygı ve hürmetle ona icabet eder.
Peygamberimiz (a.s.), ezan işitildiğinde aşağıdaki duanın okunmasını tavsiye
etmiş ve bu dua hakkında şöyle buyurmuştur:
Bir kimse ezanı işittiği zaman;

Okunuşu:
"Allâhümme Rabbe hâzihi'd-da'veti't-tâmmeh,
ve's-salâti'l-kâimeh, âti Muhammedeni'l-vesîlete
ve'l-fadîlete veb'ashü
makâmem-mahmûdeni'l-lezî
va'adteh.”
Anlamı: “Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi!
Muhammed'e vesîle'yi ve fazîleti ver. O'nu, vaat
ettiğin Makam-ı Mahmûd üzere dirilt" derse, ona kıyâmet günü mutlaka şefaatim helal olur."
(Buhârî, Ezân, 8; Ebû Dâvûd, Salât, 28)
Başa Dön
Abdest Duâları
Namazın şartlarından birisi olan abdest; namaz ve Kabe’yi tavaf, tilavet secdesi gibi bazı ibadetleri yapmak
için, vücudun belirli uzuvlarını usulüne uygun olarak yıkamak veya
meshetmektir.
Manevi temizlik ve namaz başta olmak üzere ibadetlere ruhen ve bedenen
hazırlık mahiyetinde olan abdest,
aynı zamanda maddi bir temizlenme vasıtasıdır. Kuran-ı Kerim’de
;

“Ey
iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar
ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı
yıkayın…” (Maide, 5/6) buyurulmaktadır. Peygamber Efendimiz de “Bir Müslüman abdest aldığı zaman, yüzünü yıkarken
gözleriyle işlediği günahlar abdest suyu ile dökülür gider. Ellerini
yıkadığında elleri ile işlediği günahlar abdest suyu ile dökülür (öyle
ki kişi bütün günahlardan arınır ve tertemiz olur). Ayaklarını yıkadığında da, ayaklarıyla işlediği günahları abdest
suyu ile akıp gider. Nihayet o Müslüman günahlarından tamamıyla arınmış olur.
” (Müslim, Tahâret, 32) buyurmak suretiyle abdestin
önemine işaret etmiştir.
Usul ve adabına uygun bir şekilde abdest şöyle alınır: Abdeste niyet ve eûzü ve besmele ile başlanır, parmak
aralıkları da dahil eller bileklere kadar üçer defa
yıkanır, dişler temizlenir, ağza ve buruna üçer defa su verilip yıkanır. Yüz
ve dirseklerle beraber kollar üçer defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak elin
içiyle başın üstü bir defa meshedilir. İki elin içi ile başın tamamının
meshedilmesi daha iyidir. Eller ıslatılarak parmaklarla kulakların içi ve
dışı, sonra da ense birer defa meshedilir. En son olarak da, üç defa ayaklar
topukları ile birlikte yıkanır. Yıkamaya sağ uzuvlardan başlamak, suyu
iktisatlı kullanmak, abdest esnasında ve sonunda dua etmek, kelime-i şahadet getirmek abdestin
sünnetlerindendir.
Selef-i salihin olarak nitelendirilen İslâm alimleri
tarafından tanzim edilmiş ve abdest esnasında okunması tavsiye edilen bazı
dualar vardır. Bu dualar şöyledir;
a) Eller Yıkanırken
Abdest alacak kimse, abdeste başlarken "Eûzü ve Besmele" çektikten
sonra:

Okunuşu:
Elhamdulillâhillezî
ce’alel-mâe tahûren
ve ce’alel-İslâme nûra.
Anlamı:
Suyu temizleyici, İslâm'ı da nur kılan
Allah'a hamdolsun.
b) Ağız yıkanırken

Okunuşu:
Allahümme! Eskınî min havzı nebiyyike ke’sen lâ ezme’u ba’dehu ebedâ
Anlamı: "Ey Rabbim, bana Peygamberinin havzından bir kâse
içir, ondan sonra hiç susamayayım."
c) Burna Su Verilirken

Okunuşu:
Allahümme! Lâ tahrimnî râihate na’îmike
ve cinânike
Anlamı: "Allah'ım! Beni nimetlerinin ve
cennetlerinin güzel kokularından mahrum etme."
d) Yüz Yıkanırken

Okunuşu. Allahümme!
Beyyıd vechî binûrike yevme tebyeddu vucûhun ve tesveddu vucûh”
Anlamı: "Ey Rabbim! Nice yüzlerin beyaz, nice
yüzlerin kara olacağı günde yüzümü nurunla beyaz kıl, nurlandır."
e) Sağ Kol Yıkanırken

Okunuşu:
Allahümme! A’tınî kitâbî bi-yemînî ve hâsibnî hısâben yesîra
Anlamı: "Ey Rabbim! Kitabımı sağ elime ver ve hesabımı
kolay gör."
f) Sol kol yıkanırken

Okunuşu:
Allahümme! Lâ tu’tınî
kitâbî bi şimâlî ve lâ min verâi zahrî ve lâ
tuhâsibnî hısâben şedîda
Anlamı: "Ey Rabbim! Kitabımı sol elime verme, arkamdan da verme, ve hesabımı zorlaştırma."
g) Baş meshedilirken

Okunuşu:
Allahümme! Ğaşşinî bi rahmetike ve enzil ’aleyye min berakâtike
Anlamı: "Allah'ım beni rahmetinle sar, üzerime
berekâtından indir."
h) Kulak meshedilirken

Okunuşu:
Allahümmec’alnî
mine’l-lezîne
yestemi’ûne’l-kavle
fe yettebi’ûne
ahsenehû”
Anlamı: "Ey Rabbim! Beni sözü dinleyip de ona en güzel
şekilde tabi olanlardan kıl."
i) Boynuna Meshederken

Allahümme! A’tık rakabetî minen-nâri (Ey Rabbim! Benim
boynumu ateş esâretinden kurtar.)
ı) Ayaklar Yıkanırken

Okunuşu:
“Allahümme! Sebbit
kademeyye alas-sıratı
yevme tezûlü fihil-akdam”
Anlamı: "Ey Rabbim! Nice ayakların kaydığı günde benim
ayaklarımı sırat üzerinde sabit kıl."
k) Abdest Bittikten Sonra

Okunuşu:
Eşhedü en lâ ilâhe illalâhu vahdehû lâ şerîke leh.
Ve eşhedü enne Muhammeden ‘abdühu
ve resûlühü.
Allahümmec’alnî
minet-tevvâbîne vec’alnî
minel-mutatahhirîn.
Sübhanekellâhümme ve bi-hamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve
etûbü ileyke
Anlamı: Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yokturO,
birdir ve O’nun ortağı yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve
elçisidir. "Allâhım! Beni tövbe edenlerden ve çok temizlenenlerden
eyle. (Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih
ederim. Allah’ım!! Şehâdet ederim ki Senden başka
hiç bir ilâh yoktur. Senden mağfiretini isterim ve Sana tövbe ederim."
Başa Dön
Namazdan Sonra
Türkçe Olarak Yapılabilecek Dua
Allahım! Kıldığım namazımı, eksik ve kusurları
ile birlikte kabul eyle.
Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! Kalbimi dinin ve itaatin üzere sabit kıl.
Allahım! Senden sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve sana yakın kılacak her
işi sevmeyi bana nasip eyle.
Allahım! Bana imanı sevdir ve onu bana güzel göster. Küfürden, fasıklıktan ve
isyandan nefret ettir. Beni doğru yolda olanlardan eyle.
Allahım! Senden, bildiğim ve bilmediğim, geçmiş ve gelecekteki tüm hayırları
niyaz ediyorum. Bildiğim ve bilmediğim, geçmiş ve gelecekteki tüm şerlerden
de sana sığınıyorum. Senden cenneti ve ona ulaştıracak her türlü söz, fiil ve
ameli nasip etmeni diliyorum. Cehennemden ve ona götürecek her türlü söz,
fiil ve amelden de sana sığınıyorum.
Allahım! Kulun ve elçin Hz.Muhammed’in senden istediği bütün hayırlardan ben
de istiyorum. Kulun ve elçin Hz. Muhammed’in sana sığındığı bütün şerlerden
ben de sana sığınıyorum.
Allah’ım! Beni işlerin en güzeline ve ahlakın en güzeline eriştir. Bunların
en güzeline ancak sen eriştirirsin. Kötü işlerden ve kötü ahlaktan beni koru.
Bu kötülüklerden de beni ancak sen korursun.
Allahım! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her derdime deva niyaz ediyorum.
Allahım! Dinî ve dünyevî hayatım, ailem ve malım için Senden bereket ve
sağlık niyaz ediyorum.
Allahım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği vermeni niyaz ediyorum.
Allahım! Senden Müslüman bir kalb ve doğru söyleyen bir lisan lütfetmeni
niyaz ediyorum.
Allahım! Senden hayırlar işlemeyi, kötülükleri terk etmeyi, yoksulları
sevmeyi, beni bağışlamanı ve bana merhamet etmeni niyaz ediyorum.
Allahım! Faydasız ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul
olmayan duadan sana sığınırım.
Allahım! Hıyanetten, küfürden, şirkten, İslam’ın emir ve yasaklarına karşı
gelmekten, münafıklıktan, gösterişten, riyadan ve kötü ahlâktan sana
sığınırım.
Allahım! Sıkıntıdan, üzüntüden, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan,
cimrilikten, kalp katılığından, gafletten, zilletten, meskenetten sana
sığınırım.
Allahım! Zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.
Allahım! Günahtan, cehennem azabından, kabir azabından, zenginliğin
fitnesinden, fakirliğin fitnesinden sana sığınırım.
Allahım! Çekilmez belalardan, isyana düşmekten, görülmez kazadan ve
düşmanları sevindirecek musibetlerden sana sığınırım.
Allahım! Verdiğin nimetlerin son bulmasından, verdiğin sağlık ve afiyetin gitmesinden,
azabının ansızın gelmesinden ve her türlü gazabından sana sığınırım.
Allahım! Günahlardan ve masiyetlerden sana sığınırım.
Allahım! Gün içinde, geceleyin ve her an gelebilecek kötülüklerden, kötü
arkadaştan, kötü komşudan sana sığınırım.
Allahım! Kalbimi nifaktan, amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü
hıyanetten temizle. Çünkü sen gözlerin hain bakışlarını ve kalplerin
sakladıklarını bilirsin.
Allahım! Hayatta kaldığım sürece masiyetleri terk etmem konusunda bana yardım
et! Sıkıntılara düşmemem konusunda da bana yardım et!
Allahım! Ayıplarımı ört, korktuklarımdan emin eyle. Beni önümden, arkamdan,
sağımdan, solumdan ve üstümden gelebilecek her türlü tehlikeye karşı muhafaza
buyur.
Allahım! Sıhhat, iffet, emanet, güzel ahlak ve takdire rıza istiyorum.
Allahım! Bedenime, kulağıma, gözüme, bedenime sağlık ve afiyet ver.
Allahım! İşlediğim tüm günahlarımı bağışla. Ömrümün geriye kalan kısmında
beni günah işlemekten muhafaza buyur. Bana razı olacağın tertemiz işler
yapmayı nasip eyle.
Allahım! Beni göz açıp kapayacak kadar bile nefsime bırakma.
Allahım! Bana öğrettiklerinden yararlanmamı nasip eyle, bana faydalı olacak
şeyleri öğret ve yarar sağlayacak ilim lütfeyle.
Allahım! İlmimi artır. Beni hidayete ulaştırdıktan sonra kalbimi eğriltme.
Bana rahmetinden lütfet. Muhakkak ki sen çok lütufkârsın.
Allahım! Bana lütfettiğin rızkı bereketli kıl ve beni kanaatkâr eyle.
Allahım! Bana takva ver ve beni arındır. En iyi arındıran sensin. Sen benim
yardımcım ve mevlamsın.
Allahım! Günahımı bağışla, rızkımı bollaştır ve verdiğin rızkı hakkımda
bereketli kıl.
Allahım! Bütün işlerimizin sonucunu güzel eyle. Bizi dünya perişanlığından ve
Ahiret azabından koru.
Başa Dön
Yemek Duası
- Sahabeden Ebû Saîd
el-Hudrî (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v.) bir şey yeyip içtikten
sonra şu duâyı okurdu:

Okunuşu:
Elhamdü lillâhillezî
et’amenâ ve sekânâ
ve cealenâ müslimîn
Elhamdü lillâhi hamden kesîran mübâreken fîhi, ğayra mekfiyyin,
ve lâ müveddein ve lâ müsteğnen anhü
Rabbenâ.
El-Hamdü lillâhillezî
et‘amenî hâzat-taâme ve razakanîhi min
ğayri havlin velâ kuvvetin
Anlamı: "Bize yedirip içiren ve bizi Müslümanlardan
kılan Allâh'a hamdolsun”(Tirmizî, Daavât 5 5; Ebû Dâvud,
Et'ime 5 2 ; İbnu
Mâce, Et'ime 16 )
“Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla,
eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız hamd ile
hamd ederiz. ” (Buhârî,
Et`ime 54.;Ebû Dâvûd, Et`ime 52 (3849); İbni Mâce,
Et`ime 16)
“Bu yiyeceği bana yediren ve tarafımdan
hiçbir güç ve kuvvet olmadan bunu bana rızık kılan Allâh'a hamdolsun”
derse geçmiş günahları affolunur" dedi.”(Ebû Dâvud, Libâs 1; Tirmizî, Da'avât 55; İbnu
Mâce, Et'ime 16)
Türkçe olarak şu dua da yapılabilir:
Bizleri yokken vareden, bizlere
yedirip-içiren Yüce Rabbimize hamdolsun, Kâinatın efendisi sevgili
peygamberimize salât ve selâm olsun. Mağfiret ve rahmet bütün Müslüman
kardeşlerimizin üzerine olsun.
Ya Rabbi! rızık ve nimet veren sensin!
Sen kapına yönelenleri boş çevirmezsin. Biz aciz kullarız, Senin sonsuz ikram
ve ihsanına muhtacız. Bizlere dünya ve âhirette güzel nimetler ihsan
eyle!
Ey güzel Rabbimiz! Bu sofrada
tattırdığın nimetlerin daha güzellerini ebedî mutluluk yurdu olan cennetinde
de tatmayı bizlere nasip eyle!
Ya Rabbi! bu
helâl gıdaların şükrünü eda edebilmeyi ve Sana kullukta bulunabilmeyi bizlere
nasip eyle!
Ya Rabbi! Bu sofranın hazırlanmasında
emeği geçen kardeşlerimizin kazançlarına bereket, kendilerine sağlık huzur ve
mutluluk ihsan eyle! Âilelerinden âhirete göç
edenlere ve geçmişlerimize merhamet eyle!
Ya Rabbi! Mülkün sahibi sensin,
dilediğine mülkü verir, dilediğinden alırsın. Dilediğini azîz,
dilediğini zelîl edersin. Bizleri; aziz kıldığın ve nimet verdiğin
kullarından eyle!
Ya Rabbi! Bizleri nimetlerinden mahrum
eyleme. Sağlık, huzur ve mutluluğumuzu daim eyle.
Ya Rabbi! Bizleri, mümin kardeşlerimizi
ve tüm insanlığı her türlü kaza, bela, afet ve musîbetlerden
muhafaza eyle! Barış ve esenlik dolu bir dünyada yaşayabilmemizi bizlere lutfeyle!
Amin ve selâmün alel-mürselîn vel-hamdü lillâhi
rabbil-âlemînel-Fatiha.
Başa Dön
Nikâh Duası
Nikâh merasimi için gerekli şartlar sağlandıktan
sonra bu merasimi icra edecek yetkili kişi, evlenme ile ilgili en az birer âyet ve hadis zikrederek, nikâh sözleşmesinin şartlarından,
aile kurmanın ve evliliğin öneminden bahseder. Şahitler ya da topluluk
huzurunda evlenecek çiftlerin olurunu alır ve aşağıdaki duayı okur:

Okunuşu:
el-hamde lillâhi vessalâtü vesselâmü ‘alâ
Rasûlina Muhammedin ve ‘alâ âlihî ve ashâbihî ecme’în.
Ve ne’ûzü billâhi min şurûri enfüsinâ ve min seyyiâti a’mâlinâ.
Ve neşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke
leh. Ve neşhedü enne Muhammeden ‘abdühû ve Rasûlühü.
Allâhümmec’al hâzel-‘akde meymûnen mübârakâ. Vec’al beynehümâ üfleten ve
mahabbeten ve karârâ. Velâ tec’al beynehümâ nefraten
ve fitneten ve firârâ.
Allâhümme ellif beynehüme kemâ ellefte beyne Âdeme ve ve Havvâe vi kemâ
ellefte beyne Muhammedin sallallâhü ‘aleyhi ve seleme ve Hatîcetel-kübrâ
radiyallâhü ‘anhâ ve beyne ‘Aliyyin radıyallâhü
‘anhü ve Fatımetez-Zehrâ radıyallâhü ‘anhâ.
Allâhümme a’tı lehümâ evlâden sâlihâ. Ve ‘umran tavîlâ. Ve rizkan vâsi’â
Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ
kurrate a’yünün vec’alnâ lil-müttekîne imâmâ.
Rabbenâ âtinâ haseneten ve fil-âhırati hesaneh. Ve kınâ ‘azâben-nâr.
Sübhâne Rabbike Rabbil-‘ızzeti ‘ammâ yasıfûn. Ve
selâmün ‘alel-mürselîn. Vel-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.
Anlamı: “Allah’a hamd olsun. Peygamberimiz Hz.
Muhammed’e, âl ve ashabına salat ve selam olsun.
Nefsimizin şerlerinden ve kötü
amellrimizden Allah’a sığınırız.
Bir tek Allah’tan başka ilah olmadığına
ve Onun ortağının bulunmadığına şahadet ederiz. Hz. Muhammed’in O’nun
kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederiz. (bk. Ebû Davut, Nikâh,
33; İbn Mâce, Nikâh, 19; Tirmizî, Nikâh, 16)
Allahım! Bu evlilik akdini mübarek
eyle. Bu çiftler arasında ülfet/geçim, sevgi ve evliliklerinde sebat nasip
eyle, aralarında nefret, geçimsizlik ve ayrılık var eyleme.
Allah’ım! Bu çiftlerin arasında Adem (a.s.) ile Havva; Hz. Muhammed (a.s.) ile Hatice ve
Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.a.) arasındaki var olan ülfet, geçim ve
kaynaşma var eyle.
Allah’ım! Bu çifte salih çocuklar, uzun
ömürler ve bol rızık ihsan eyle.
Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” (Furkan, 25/74)
Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, güzellik
ve nimet ver, ahirette de iyilik, ğüzellik ve nimet ver ve bizi cehennem
azabından kor. (Bakara, 2/201)
Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi
olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. Peygamberlere
selam olsun. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a
mahsustur. (Sâffât, 37/180-182)
Başa Dön
Gelin Uğurlama
Duası
Örf ve adetlerimizde gelin babası evinden, erkek
kardeşi ya da bir yakını tarafından özel bir merasimle çıkarılır ve
uğurlanır. Uğurlama esnasında dua edilmesi yerinde bir davranış olur. Duaya,
Allah’a hamd ve Rasulüne salavat ile başlanır ve
Türkçe olarak şu dua yapılabilir:
Ey
Rabbimiz! Bu evliliği hayırlı ve mübarek eyle.
Allahım!
Eşi ile birbirlerini, Peygamberimiz Hz. Muhammed ile Hz. Hatice validemizin
birbirlerini sevdikleri gibi sevmeyi nasip eyle. Kendilerine Hz. Âdem ile
Havva annemiz arasına koyduğun sevgi gibi bir sevgi var eyle. Hz. Ali
Efendimiz ile Fatıma validemiz gibi birbirlerini sevdir. Birbirlerine karşı
kalplerini ısındır ve onları fitneden, fesattan, nefretten ve düşmanlıktan
muhafaza eyle.
Allahım!
Kendisine takva, iffet, sıhhat, afiyet ve ihtiyaç duyduğu her türlü
güzellikleri nasip eyle. Onu yardımından mahrum bırakma. Ona bol ve helâl
rızık ver. Verdiğin rızkı hakkında bereketli kıl. Onu kanaatkâr eyle.
Allahım!
Ona anne olmayı ve anne şefkatini nasip et. Tertemiz bir nesil lütfet.
Şüphesiz sen duaları işitensin. Salih evlat ihsan eyle.
Allahım!
Ona, iffetini muhafaza ederek yaşamayı, namazını kılan, orucunu tutan ve sana
itaat eden bir kul olmayı nasip eyle. Evini; Kur’an okunan, İslâm konuşulan
ve meleklerin ziyaret ettiği bir yuva olmasını nasip eyle. Sadakatten ayırma.
Eşini kendine bağlı ve vefalı eyle. Eşiyle birlikte Senin rızana uygun olarak
hareket etmeyi nasip eyle.
Kötü
arkadaş ve kötü komşudan uzak eyle. Kötü insanların şerrinden, fitnesinden,
iftiradan ve kıskançlıktan muhafaza eyle.
Allahım!
Kendisine seni sevmeyi, seni sevenleri sevmeyi ve sana yakın kılacak her işi
sevmeyi nasip et. Ona imanı sevdir. Gönlünde inkârcılığa, fasıklığı ve isyana
karşı bir nefret uyanrır.
Allahım!
Onu, sıkıntıdan, üzüntüden, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan,
cimrilikten, kalp katılığından, gafletten, zilletten ve meskenetten muhafaza
eyle.
Allahım!
Verdiğin güzellikleri, nimetleri ve yetenekleri ondan çekip alma. Bundan
sonraki her gününü bundan önceki günlerinden daha mutlu ve huzurlu geçirmeyi
nasip eyle.
Tekbir ve saltü selam getirilerek duaya son verilir.
-Zifafa giren kimsenin yapacağı dua:
Sahabeden İbn Abbas (r.a.)’in rivâyetine
göre Peygamberimiz (a.s.) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz eşine yaklaşmak
istediğinde şöyle dua etsin:

Okunuşu: Bismillâh! Allâhümme
cennibneş-şeytâne ve cennibiş-şeytâne mâ razektenâ.
Anlamı: “Allah’ın adıyla! Allah’ım! şeytanı
bizden ve bize nasip edeceğin çocuktan uzaklaştır" (Buhârî,
Nikâh, 66; Ebû Davut, Nikâh, 46; Tirmizî, Nikâh, 8; İbn Mâce, Nikâh, 27)
Başa Dön
Hatim Duası
Yüce Allah’ın son kelamı olan Kur’ân-ı Kerim’i
okumak, ecir ve sevabı en yüksek olan bir ibadettir. Hatta selef âlimlerinin
ifadelerine göre ibadetler içerisinde hiç birisi Kur’ân okumaya denk
değildir. Nitekim âyette de, Kur’ân okumanın asla zarar etmeyecek bir kazanç
olduğu belirtilmiştir: “Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı
dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice
ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret
umabilirler.” (Fâtır, 35/29)
Bir başka âyette ise müminler, gece hayatlarını
Kur’ân ile meşgul olarak geçirdikleri için övülürler: “Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir.
Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.”
(Al-i İmrân, 3/113)
Kur’ân okumanın, Müslümanların asla vaz geçemeyeceği bir görev olması
gerektiğini beyan eden Peygamberimiz (a.s), şu güzel benzetmeyle bizleri
Kur’an okumaya teşvik etmiştir: “Kur’ân okuyan mü’min, kokusu ve tadı güzel olan
turunç gibidir. Kur’ân okumayan mü’min, tadı güzel ve fakat kokusu olmayan
hurma gibidir. Kur’ân okuyan münafık, kokusu güzel fakat tadı acı olan
fesleğen otu gibidir. Kur’ân okumayan münafık ise, kokusu olmayan acı yaban keleği gibidir.” (Buhârî, Fedâilu’l-Kur’ân,
36, Tevhid, 57)
Kur’ân-ı Kerim’in hatmedilmesi ve sonrasında yapılacak uygulamayı belirten
bir hadiste, İbn Abbas (r.a)’dan rivâyete göre, bir
adam Peygamberimiz (a.s)’e, Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir, diye
sordu. O da: “Konup göçendir” dedi. O kişi: Konup göçen
kimdir, diye sorunca, Peygamberimiz (a.s): “Kur’ân’ı
başından sonuna kadar okuyan, bitirince hemen tekrar başlayandır” dedi”
(Tirmizî, Kıraat, 4)
Bu hadisin müjdesine nail olmak ümidiyle Müslümanlar son
sureyi (Nâs Suresi) okuduktan sonra Fatiha ile Bakara Suresinin başından ilk
beş âyeti okumaktadırlar ki, halk arasında bu
uygulama oldukça yaygın bir hale gelmiştir.
Bu uygulamanın dayanağını teşkil eden yukarıdaki hadis ile sahabe ve
tabiinden nakledilen birçok rivâyete göre, Kur’ân’ın
hatminden sonra dua etmek sünnettir.
Kuvvetli derecede müstehab olduğu
da söylenmiştir. (bk. Nevevî, el-Ezkâr,
s.136)
Hatim bittikten sonra, duanın kabul olma şartlarına da riâyet
ederek, hatim duasına şu cümlelerle başlamak uygun görülmüştür:

Okunuşu:
Sadekallâhü’l-‘azîm ve belleğa
Rasûlühü’l-Kerîm.
Ve nahnü ‘alâ zâlike mineş-şâhidîn.
Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vet-teba’ner-Rasûle
fektübnâ meaş-şâhidîn.
Anlamı: “Yüce olan Allah şüphesiz doğru söylemiştir. Onu
Peygamberimiz (a.s) bize ulaştırmıştır.
Biz de bu duruma şahit olanlardanız.
Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik
ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz. (Al-i İmrân,
3/53)
Ya da kısaca:

Okunuşu:
Sübhâne Rabbiyel-‘aliyyil-â’lel-vehhâb.
Anlamı: “Yüce, ulu ve
lütufkâr olan Rabbimi tesbih ederim” dedikten sonra duaya
başlanır.
Yukarıdaki kısa hatim duasından başka, bir örnek olarak
aşağıda yer alan Arapça hatim duası veya Türkçesi de okunabilir:

Okunuşu:
“El-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.
Vel-‘âkibetü lil-müttekîn.
Velâ ‘udvâne illâ ‘alezzalimîn.
Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve
‘âlihî ve sahbihî ecme'în.
Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’ul-‘alîm.
Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke
ente’t-tevvâbür-Rahîm.
Vehdinâ ve veffiknâ ilel-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm. Bi
beraketil-Kur’ânil-‘azîm.
Ve bi hürmeti men erseltehû rameten lil-‘âlemîn.
Va’fü ‘annâ yâ Kerîm. Va’fü ‘annâ yâ
Rahîm.
Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ
ekramel-ekramîn.
Allâhümme zeyyinnâ bi zînetil-Kur’ân.
Ve ekrimnâ bi kerâmetil-Kur’ân.
Ve şerrifnâ bi şerâfetil-Kur’ân.
Ve elbisnâ bi hil’atil-Kur’ân.
Ve edhilnel-cennete bi şefâatil-Kur’ân.
Ve ‘âfinâ min külli belâid-dünyâ ve ‘azâbil-âhirati
bi hurmetil-Kur’ân.
Verham cemî’a ümmet-i Muhammedin yâ Rahîmü yâ
Rahmân.
Allâhümec’alil-Kur’âne lenâ fid-dünyâ karînâ.
Ve fil-kabri mûnisâ.
Ve fil-kıyâmeti şefî’ân ve ‘ales-sırâti nûrâ.
Ve ilel-cenneti rafîkâ.
Ve minennâri sitran ve hicâbâ.
Ve ilel-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ. Bi fadlike
ve cûdike ve keramike yâ Kerîm.
Allâhümmeh-dinâ bi hidâyetil-Kur’ân.
Ve neccinâ minen-nîrâni bi kerâmetil-Kur’ân.
Verfa’ deracâtina bi fadîletil-Kur’ân.
Ve keffir ‘annâ seyyiâtinâ bi tilâvetil-Kur’ân. Yâ zel-fadli
vel-ihsân.
Allâhümme tahhir kulûbenâ.
Vestur ‘uyûbenâ.
Veşfi merdânâ.
Vekdi duyûnenâ.
Ve beyyid vücûhenâ.
Verfa’ deracâtina.
Verham âbâenâ.
Veğfir ümmehâtinâ.
Ve eslih dînenâ ve dünyânâ.
Ve şeddid şemle a’dâina.
Vehfaz ehlenâ ve emvâlenâ ve bilâdenâ min cemî’l-âfâti ve’l-emrâdi ve’l-belâyâ.
Ve sebbit akdâmenâ, ven-surnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn.
Bi hurmetil-Kur’ânil-‘azîm.
Allâhümme belliğ sevâbe mâ kara’nâhü.
Ve nevvir mâ televnâhü ilâ rûhi seyyidinâ Muhammedin
sallâllahü te’âlâ ‘aleyhi ve selem.
Ve ilâ ervâhi cemî’ı ihvânihî minel-enbiyâi vel-murselîn. Salevâtullâhi ve
selâmühû ‘aleyhim ecma’în.
Ve ilâ ervâhi âlihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve ashâbihî ve etbâ’ıhî ve cemîı’
zürriyyâtihî rıdvânullâhi te’âlâ ‘aleyhim ecma’în.
Ve ilâ ervâhi âbâinâ ve ümmehâtinâ ve ihvâninâ ve ehavâtinâ ve evlâdina ve
akribâinâ ve ehibbâinâ ve asdikâinâ ve esâtîzinâ ve limen kâne lehû hakkun
‘aleynâ ve li cemî’ıl-mü’minîne vel-mü’minâti vel-müslimîne vel-müslimâti,
el-ahyâi minhüm vel-emvâti.
Yâ kâdiyel-hâcâti! Yâ
mücîbed-d’avâti! İstecib du’âenâ bi rahmetike yâ
erhamer-râhimîn.
Sübhâne Rabbike Rabbil-‘ızzeti ‘ammâ yasıfûn. Ve
selâmün ‘alel-mürselîn. Vel-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.
el-Fatiha
Anlamı: Âlemlerin Rabbi
olan Allah’a hamd olsun. İyi sonuç müttakilerindir. Düşmanlık ancak zalimler
içindir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s)’e, onun bütün ehl-i beytine ve ashâbına salât ve selâm olsun.
Ey Rabbimiz! Bizden ibadetlerimizi kabul buyur! Şüphesiz ki sen her şeyi
işiten ve her şeyi bilensin.
Ey Mevlamız! Bizim tövbelerimizi kabul
eyle!. Şüphesiz ki sen tövbeleri çok çok kabul eden
ve merhametli olansın. Bize hidâyet ver! Hak yola ve
sırat-ı müstakime ulaşmayı bizi muvaffak eyle!. Yüce
Kur’ân’ın hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Peygamber hürmetine.
Ey Kerim olan Allah! Bizi bağışla. Ey
Rahim olan Allah! Bizi bağışla. Ey ikram edenlerin en keremlisi olan Allah!
Lütfunla ve ihsanınla bizim günahlarımızı bağışla.
Allah’ım! Bizi Kur’ân süsü ile süsle. Kur’ân ile bize lütfet! Kur’ân ile bizi
şereflendir. Kur’ân elbisesini bize giydir. Kur’ân hürmetine bizi cennetine
koy. Kur’ân hürmetine dünyadaki belalardan ve âhiret azabından bizi koru. Ey
Rahim, Ey Rahman! Ümmet-i Muhammed’in tamamına merhamet et.
Allah’ım! Kur’ân’ı bize dünyada yoldaş eyle. O’nu bize kabirde dost eyle.
Kıyamet günü onu bize şefaatçi kıl, sırat köprüsü üzerinde onu bize nur eyle.
Cennette onu bize yoldaş eyle. Cehennem ateşine karşı onu bize perde ve engel
kıl. İhsanın, cömertliğin ve keremin ile tüm hayırlı yollar için onu bize
önder kıl.
Kur’ân hidâyeti ile bizi hidâyete eriştir. Kur’ân’ın
hürmetine bizi ateşten koru. Kur’ân hürmetine bizim derecemizi yükselt.
Okunan Kur’ân hürmetine günahlarımızı bağışla. Ey Lütuf ve ihsan sahibi!.
Allah’ım! Kalplerimizi temizle. Kusurlarımızı ört. Hastalarımıza şifa ver.
Borçlarımızı ödemeye yardım et. Yüzümüzü aydınlat. Derecemizi yükselt.
Babalarımıza merhamet et. Annelerimizi bağışla. Din ve dünya işlerimizi islâh
et. Düşmanlarımızın bize saldırısını bertaraf eyle. Ailemizi, mallarımızı,
memleketimizi her türlü afetlerden, hastalıklardan ve belalardan koru.
Ayaklarımızı sabit eyle, kâfir toplumlara karşı bize yardım et. Yüce Kur’ân
hürmetine.
Allah’ım! Okuduğumuz ve tilavet ettiğimiz Kur’ân’ın sevabını ve nurunu
Efendimiz Hz. Muhammed (a.s)’in ruhuna ulaştır. Ve onun kardeşleri olan tüm
peygamberlerin (a.s) ruhlarına ulaştır. Ve Peygamberimiz (a.s)’in ehlinin,
çocuklarının, hanımlarının, ashabının, tabiinin ve bütün zürriyetinin
ruhlarına ulaştır.
Hayatta olan veya vefat etmiş olan babalarımızın, annelerimizin,
kardeşlerimizin, evladımızın, akrabalarımızın, sevdiklerimizin, dostlarımızın,
hocalarımızın, üzerimizde hakkı olan herkesin ve Müslüman olan bütün kadın ve
erkeğin ruhlarına ulaştır.
Ey ihtiyaçları gideren Allah! Ey dualara icabet eden Allah! Ey
merhametlilerin en merhametlisi! Dualarımızı kabul et. Tüm peygamberlere
salât ve selam olsun.
Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi
olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. Peygamberlere
selam olsun. alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.
Fatiha denir ve Kur’an’ın birinci suresi (Fatiha) okunur.
Başa Dön
Mevlit Duası
Bilindiği üzere ülkemizde yaygın olarak icra
edilen mevlid merasimleri evlilik, doğum, ölüm gibi farklı sebeplerden dolayı
yapılmaktadır. Genellikle Süleyman Çelebi’nin nazım olarak yazdığı eser
okunmaktadır. Merasimin çeşidine ve cemaatin konumuna göre genel olan dualar
yapılabilir. Peygamberimiz (a.s)’den nakledilen duaların benzeri olan
ifadelerle dua yapılması daha uygundur.
Bir örnek olarak şu dua yapılabilir:

Okunuşu: “Elhamdülillâhi
Rabbil-‘âlemîn.
Vel-‘âkıbetü lil-müttekîn.
Vessalâtü vesselâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve ‘alâ
âlihî ve sahbihî ecma’în.
Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’ul-‘alîm.
Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke
ente’t-tevvâbür-rahîm.
Vehdinâ ve veffiknâ ilel-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm.
Va’fu ‘annâ yâ Kerîm.
Va’fü ‘annâ yâ Rahîm.
Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ
ekramel-ekramîn veya erhamer-râhımîn.
Allaâhım! Senin rızanı umarak burada toplandık, huzuruna geldik, boynumuzu
büktük, elimizi açtık, bizi kapından boş çevirme.
Ey Yüce Rabbimiz! Yüce kitabın Kur’ân ile bizleri huzura ve mutluluğa ulaştı.
Kur’ân’ı okumayı, anlamayı ve gereği gibi yaşamayı hepimize nasip eyle.
Ey Rabbimiz! Yaptığımız hatalara, kusurlara, günahlara pişman olduk,
tövbe ediyoruz, bizi bağışla.
Ya Rabbi! Bizi Sırat-ı Müstekim üzere
daima eyle. Şeytanın kalbimize girip bizi saptırmasına fırsat verme. Zikrinle
kalplerimizi nurlandır, sevginle kalplerimizi doldur, rahmet bizden
esirgeme.
Bazı yüzlerin ağarıp, bazılarının kararacağı o günde, yüzleri ak, gönlü
pak olan; sevgili Peygamberimizin hamd sancağı altında toplanan mesut ve
bahtiyar kullardan olmayı, onlarla beraber cennete girmeyi ve cemalini
seyretmeyi bizlere nasip eyle.
Ey Mevlamız! Mülkün sahibi sensin. Dilediğine mülkü verir, dilediğinden
alırsın. Hayır, senin elinde, sen her şeye kadirsin. Kalplerimiz doğru yola
ilettikten sonra bir daha eğriltme. Sen lütufkârsın, istediğini verensin.
Bize dünyada da ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.
Sen affedicisin, affı seversin; bizi affeyle. Bizi korktuklarımızdan eminkıl,
umduklarımıza ulaştır.
Ey Rabbimiz!Yurdumuzu, milletimizi ve bütün İslam
diyarını her türlü afetlerden;belalardan, zelzelelerden, yangınlardan ve
düşman istilasından koru. Ülkemize kem gözle bakan iç ve dış düşmanlara
fırsat verme. Birlik ve beraberliğimizi bozma. Kalplerimizdeki her türlü
ayrılık sebepleriiı gider. Ülkemizi ve milletimizi ve vatanımızı ilelebet
payidar eyle.
Ya Rabbi! Bizi ve neslimizi İslam'a ve Kur’ân’a bağlı insanlar eyle. Bizi
Müslüman olarak yaşat, Bizi İslam’dan ayırm, Müslüman olarak öldür.
Gönlümüzdeki İslam nurunu söndürmek isteyenlere fırsat verme. Hakkı, hak
olarak görmeyi ve ona uymayı, batılı batıl olarak görmeyi ve ondan kaçınmayı
bizlere nasip eyle.
Ey Yüce Rabbimiz! Okuduğumuz Mevlid-i şerifi, sureleri, âyetleri
ve salâvat-ı şerifeleri dergâh-ı ulûhiyetinde kabul eyle.
Hâsıl olan sevabı, peygamberlerin ilki Hz. Âdem ile sonuncusu Hz. Muhammed
Mustafa (a.s) ve her ikisi arasında gelmiş-geçmiş bütün peygamberlerin
mübarek ruhlarına hediye eyledik kabul eyle. Sevgili Peygamberimizin âlinin,
ezvacının, ashabının ve etbaının ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.
Evliyanın, asfiyanın, âlimlerimizin ve ahirete imanla gitmiş müminlerin
ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle. El açarak âmin diyen buradaki hazır
bulunan cemaatin geçmişlerinin ruhlarına hediye ediyoruz, kabul eyle.
Özellikle bu mevlid-i şerifin okunmasına sebep olanların geçmişlerinin
ruhlarına hediye ediyoruz, ikram eyle.
Allah’ım!Gönderdiğin Tevrat, Zebûr, İncil ve Kur’ân
hürmetine… Bütün sevdiklerin hürmetine, habibin Hz Muhammed Mustafa (a.s)
hürmetine dualarımızı kabul eyle.
Âmin! Bi hurmeti Seyyidi’l-Murselin, ve’l-Hamdü lillâhi Rabbi’l-Âlemîn el-fatiha
Başa Dön
Nazar Değmesine
Karşı Yapılacak Dua
Peygamberimiz (a.s),

"Göz (nazar) haktır" (Buhârî, Tıb, 35, No:
5408) buyurmuş yüzünde sarılık gördüğü biri için; “Buna dua ukuyun çünkü kendisinde nazar var” demiştir. (Buhârî,
Tıbb, 34, No: 5407)
Göz
değmesi (nazar), haktır ve gerçekleştiği bilinen bir gerçektir. Günümüzde de
müsbet ilim, insan gözünün bazı zararlı ışınlar yaydığı ve bunun insanlar
üzerinde olumsuz etkiler meydana getirdiğini ortaya koymuştur.
Ebû Said
el-Hudri (r.a) diyor ki: Rasulullah (a.s) cinlerden ve insan gözünden Allah’a
sığınırdı. Bu durum, “Muavvizeteyn”
(Felak ve Nas) Sureleri ininceye kadar devam etti. Daha sonra bu sureleri
okudu, diğerlerini bıraktı.” (Tirmizî, Tıb, 16; İbn Mâce, Tıb, 32)
İbn Abbas
(r.a) diyor ki: Peygamberimiz (a.s), Hasan ile Hüseyin’i nazar ve benzeri
olumsuzluktan korumak için onlara şu duayı okurdu:

Okunuşu: “Ü’îzükümâ bi
kelimâtillâhi’t-tâmmeti min külli şeytânin ve
haammetin. Ve min külli ‘aynin
laammetin”
Anlamı: “Sizi her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve
bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine ısmarlarım.”
(İbn Mâce, Tıb, 36; İbn Hıbbân, Edıye, No. 1012-1013)
Sahabeden Said b. Hakim (r.a) diyor ki: Peygamberimiz (a.s) bir şeye göz
değmesinden korkarsa şöyle dua ederdi:

“Allâhümme bârik fîhi velâ tedurrahû” (Allah’ım! Onu
mübarek eyle ve ona zarar verme)
(Elbânî, I, 986, No: 9858)
Sahabeden Enes (r.a)’in bildirdiğine göre Peygamberimiz
(a.s): “Kim hoşuna giden bir şey görür de:

“Mâşâllâh lâ
kuvvete illâ billâh” (Allah’ın dediği
olur. Ondan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur)
derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân,
IV, 90, No: 4370)
Hadislerden anlaşılmaktadır ki, insanın hoşuna giden ve dikkat çeken şeylere
nazarının değmemesi için Allah’a dua etmeli ve zarar gelmemesi için O’na
yalvarmalıdır. Peygamberimiz Efendimiz, farklı şekillerde bunun örneğini
bizlere sunmuş ve söylenmesi gerekenleri öğretmiştir. (bk. Ahmed, III, 447;
Hâkim, IV, 215–216)
Konu ile ilgili bir âyette, verimli ve son derece
göz alıcı bir bahçeye sahip olan ama Allah’a şükretmeyen, “maşallah” demeyen;
neticede tüm serveti helak olan nankör bir insandan bahsedilirken, ona
nasihat eden mümin bir kişinin şu sözlerine yer verilmektedir:

“Bağına girdiğinde “Maşallah! Kuvvet
yalnız Allah’ındır” deseydin ya!” (Kehf, 18/39)
Başa Dön
Dargınlıkları
Gidermek İçin Yapılabilecek Dua
Sokakta, çarşıda, pazarda, iş yerinde ve meskende
sürekli diğer insanlarla sosyal ilişki halinde olan insanlar, güven ve huzur
içinde hayatlarını sürdürebilmesi için bu ilişkiyi olumlu bir şekilde
sürdürmesi gerekir. Yüce Allah, “aralarınızı düzeltin” (Enfal, 8/1) buyurmuş,
Peygamberimiz (a.s.) da ashabının iyi ilişkiler içersinde olmasını,
birbirlerine sevgi ve saygı göstermelerini ve birlik ve
beraberliklerini istemiş, bu konuda Allah’a şöyle dua etmelerini öğretmiştir:

Okunuşu:
Allâhümme ellif beyne kulûbinâ
Ve aslih zâte
beyninâ
Vehdinâ sübüles-selâmi
Ve neccinâ minez-zulümâti ilen-nûri
Ve cennibnel-fevâhışe mâ zahara minhâ ve mâ betane.
Allâhümmehfaznâ fî esmâ’ınâ ve ebsârinâ ve ezvâcinâ
Anlamı: Allahım! Kalplerimizi birleştir (bize ayrılğıa
düşürme) Aramızı/sosyal ilişkilerimizi düzelt. Bizi doğru yola ilet. Bizi
(şirk, küfür ve nifak) karanlıklarından kurat, (iman ve İslam) aydınlığına
çıkar, bizi her türlü çirkinlik ve edepsizliğin açığı ve gizlisinden
uzaklaştır..
Allah’ım! Kulaklarımızı, gözlerimizi ve
eşlerimizi (her türlü kötülükten ve günahtan) koru. (İbn Hibban, Rakaik, No: 996)
Başa Dön
Yağmur Duası *
*Bundan
sonraki kısım Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Bahattin AKBAŞ tarafından hazırlanmıştır.
Yağmur insanın ve tabiatın hayatiyeti için büyük
önem taşıyan ilahi bir nimettir. Yağmur kültürümüzde bu hayati öneminden
dolayı rahmet olarak
anılagelmiştir. Onun yokluğu arzu edilmeyen bir şeydir. Müslümanlar yağmurlar
kesildiği zaman yağmur duasına çıkarak, ihsan ve keremi bol olan Yüce
Yaratandan yağmur niyazında bulunurlar. Bazı İslam bilginlerine göre
istiskadan maksat yalnızca bir dua ve istiğfar olup burada cemaatle namaz
sünnet kılınmamıştır. İsterlerse ayrı ayrı namaz kılabilirler. Ancak toplu
olarak kılarlarsa bu da caizdir. Diğer bazı İslam bilginlerine göre ise, Cuma
namazı gibi cehren/açık olarak kıraatle iki rekât namaz kılınması mendupdur.
Klınan namazdan sonra bayram namazlarında olduğu gibi hutbe irad edilir.
Bir bölgede kuraklık olması halinde, o bölge sakinlerinin topluca açık bir
alana çıkıp tövbe-istiğfardan sonra, Allâh’tan
bolluk ve berekete vesile olacak yağmur göndermesini istemeleri, bunun için
dua etmeleri sünnettir. Bu duaya yağmur isteme anlamına gelen “istiskâ duası”
denir. Üç gün ardarda yağmur duasına çıkılması müstehaptır. Peygamberimiz
(a.s.) bizzat kendisi yağmur duası etmiş, ayrıca kuraklıktan sıkıntıya
düşüldüğünde yağmur duasında bulunulmasını tavsiye etmiştir. (Buhârî,
İstiskâ, 6; Müslim, İstiskâ, 2, 8; Ebû Dâvûd, Salât, 260)
Duaya çıkmadan önce dargınlar barıştırılır,
yetimler ve yoksullar gözetilir, bolca sadaka dağıtılır. Çocuklar ve
hayvanlar birlikte duaya çıkarılır. Zayıflara, çocuklara, ihtiyarlara dua
ettirilir. Böylece Allâh’ın rahmetinin tecelli
etmesi arzulanır. Önce tövbe istiğfarda bulunulur, haksız yere alınmış şeyler
varsa sahiplerine iade edilir, Müslümanlar için mağfiret dilenir. Hüzünlü,
tevazulu, huşulu bir şekilde Yüce Allah’ın rahmet ve yardımı niyaz edilir.
Peygamber Efendimizden nakledilen yağmur duası şöyledir:

Okunuşu:
Elhamdülillahi rabbil ‘âlemîn
Errahmânir-rahîm
Mâliki yevmiddîn,
Lâ ilâhe illallâhu yef’alü mâ yurîd.
Allâhümme entellâhu lâ ilâhe illâ entel-ğaniyyü ve nahnul- fukarâu, enzil
‘aleynel-ğayse vec'al mâ enzelte lenâ kuvveten ve belâğan ilâ hîne.
Allâhümme! Eskınâ ğaysen merîen merî’an tabakan ‘âcilen
ğayra râisin nâfi’an ğayre dârrin
Allâhümmes-kınâ ğaysen mugîsen merîen tabakan ğadekan ‘âcilen
ğayra râisin
Allâhümmeskınâ ğaysen muğisen mürîen nâfian ğayra
dârrin, ‘âcilen ğayra âcilin
Allahümmeskına, Allahümmeskına, Allahümmeskına.
Allahümme eğısnâ, Allahümme eğısnâ, Allahümme eğısnâ
Allahümme ‘alel âkâmi vez-zırâbi ve bu-tûnil evdiyeti ve
menâbiti’ş-şeceri.
Allahümme eskı ‘ıbâdeke ve be-hâimeke venşur rahmeteke ve ahyi
beledekel-meyyite.
Anlamı: "Hamd rahman, rahim din/hesap gününün maliki
olan âlemlerin Rabbine aittir. Allah'tan başka ilâh yoktur. O dilediğini
yapar.
Allah’ım! Sen Allah’sın Senden başka
ilah yoktur.. Sen zenginsin, biz fakiriz. Bize
bol yağmur indir. İndirdiğin yağmuru bize kuvvet ve güç eyle ve yağmuru (muhtaç
olduğumuz) zamanna kadar indir.”(Ebû
Davut, İstiska, 2; İbn Mâce, İkame, 154;Ahmed, VI, 166 Buhârî, Tefsir Sure,
2,15)
“Allahım! Bize yardım eden, içimize
sinen, bol, faydalı, her tarafı kaplayan, her tarafa akıp giden, her tarafı
sulayan umumi bir yağmur ihsan buyur.” (İbn Mace, İkamet’i-Salah,
154)
“Allahım! Bize bol, faydalı, her yeri
kaplayan, uygun zamanlı yağmur ver.” (İbn Mace, İkameti’-Salah,
154)
Allah’ım, bize imdadımıza koşan, afiyet
veren, hızlı, zararlı olmayan, yararlı, gecikmeyen acil yağmur gönder.
(Ebû Davut, Salât, 260)
“Allah’ım bize yağmur ver.
Allah’ım bize yağmur ver, Allah’ım bize yağmur ver.” (Buhârî,
İstiska, 7; Cuma, 6)
“Allah’ım bize yağmur ihsan et, Allahım
bize yağmur ver, Allahım bize yağmur ver. Allahım yüksek tepelere, küçük
tepelere, vadilere, ağaçlık tepelere yağdır.” (Buhârî, İstiska,
6, 9)
“Allah’ım kullarını, hayvanlarını
yağmur suyuyla sula, rahmetini saç ve dağıt, ölmüş olan topraklarımıza hayat
ver.” (Ebû Davud, İstiska, 3)
Bu duanın ardından Türkçe olarak şöyle dua edilebilir:
Ya Rab! Bize yardım eden, içimize sinen, bol faydalı, her tarafı kaplayan,
her tarafa akıp giden, her tarafı sulayan umumi bir yağmur ihsan buyur. Ey
Yüce Rabbimiz! Bizleri yağmurla nimetlendir. Bizleri ümidini kesenlerden
eyleme.
Ya Rab! Bizim için ekinlerimiz yetişsin, sağmal hayvanlarımız süt versin,
göğün bereketleri ve yeryüzünün bereketleri ile bizleri sevindir,
nimetlendir.
Ey yüce Rabbimiz! Biz senden mağfiret, bağışlanma dileriz. Şüphesiz sen çok mağfiret
edensin. Bize semadan bol ve hayırlı yağmurlar yağdır.
Yağmur yağarken;

Allâhümme sayyiben nâfian (Ya Rab! Bunu hakkımızda faideli bir yağmur eyle”
denilir.) (Buhârî, İstiska, 23) şiklinde
dua edilir.
Yağmur çok yağdığında ise Hz. Peygamber şöyle dua etmiştir:

Okunuşu:
Allahümme! havâleynâ velâ ‘aleynâ
Allahümme! ‘Alel-âkâmi vez-zırâbi ve butûnil-evdiyeti ve menâbiti’ş-şeceri
Anlamı: Allahım! Üzerimize değil, çevremize; Allahım,
dağlara, tepelere, vadilerin içlerine ve ağaç biten yerlere. (Buharî,
İstiska, 6; Müslim, İstiska, 2)
Başa Dön
Hacı Uğurlama Duası
İslam Dini’nin beş temel esasından biri olan Hac
ibadetinin dua ile çok yakın bir ilişkisi vardır. Hac ibadetinin
başlangıcından itibaren tamamlanıncaya kadar hemen her anında çeşitli şekillerde
dualara yer verilmiştir. Hac yolculuğuna çıkarken dua ile başlanılması
uygundur. Hacca giden hacı adaylarının uğurlanması coşkulu ve manevi hazlarla
dolu anların yaşanmasına vesile olmaktadır. Bu esnada şu dualar okunabilir:

Okunuşu:
“E’ûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm.
Bismillâhir-rahmânir-rahîm.
Elhamdü lillâhi rabbil-âlemîn.
Vessalâtü ves-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedivve ‘alâ
âlihî ve ashâbihî ecme’în.
Rabbi edhılnî müdhale sıdkın ve ehrıcni muhrace sıdkın vec’al-lî mil- ledünke
sultânen nasîrâ.
Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ
künnâ lehû mukrinîn ve innâ ilâ Rabbinâ le münkalibûn.
Allâhümme innî es’elüke fî seferinâ hâzel-birra
vet-tekvâ ve minel-‘ameli mâ terdâ.
Allâhümme hevvin ‘aleynâ seferinâ hâzâ.
Allâhümmetvi lenel-bu’de.
Allâhümme entes-sâhibü fis-seferi vel-halîfetü fil-ehli vel- mâli.
Allâhümme innî e’ûzü bike min va’sâis-seferi ve keâbetil- münkalebi.
Anlamı: “Kovulmuş Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman
Rahîm Allah’ın adı ile.”
“Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Salat
ve selam Onun Resulüne, âline ve ashabının üzerine olsun.
“Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve
esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik
içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”
(İsrâ,17/80)
Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve
takdis ederiz, yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize
döneceğiz.
Allah’ım! Biz, bu yolculuğumuzda senden
iyilik ve takva, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni
dileriz.
Allah’ım bu yolculuğumuzu kolay kıl ve
uzağı yakın et.
Allah’ım! Seferde yardımcı, geride
kalan çoluk çocuğumuz ve malımızın koruyucusu Sensin. (Ebû
Dâvûd, Cihâd, 79)
Allah’ım! Yolculuğun zorluklarından,
üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve kötü haller görmekten sana sığınırım.
(Tirmizî, Deavâ-t, 41; Dârimî, İstizan,41)
Bu duaların akabinde Türkçe olarak şu dua da yapılabilir:
Ya Rabbi! Senin ilahi emirlerine ve davetine uyarak hac yolculuğuna
çıkmaktayız. İnsanlar için kurulan ilk ibadet evi Mekke’deki alemlere rahmet ve ve hidâyet kaynağı olarak kurulan
Kabe’yi ziyarete hazırlanan, Sevgili Kutlu Elçinin mescidini ve mübarek
kabrini ziyarete niyetlenen kardeşlerimize kolaylıklar ihsan eyle.
Ya Rabbi! Elemsiz, kedersiz, mübarek beldeyi ve makamları ziyaret
ederek, manevi havasını kana kana, doya doya teneffüs etmeyi nasip eyle.
Allah’ım! Bu ibadeti kolay kıl ve kabul buyur. Hac erkanını
usulüne uygun olarak, kolaylıkla eda etmeyi, sabırla tamamlamayı ihsan eyle.
Arınmış bir ruhla Haremeyne vararak feyizle tekrar yurtlarımıza ve
yuvalarımıza dönmeyi, günahlardan temizlenmeyi nasip eyle. Nefislerimize
uyarak her hangi bir kötülüğe düşmekten, günah işlemekten, başkalarını
incitmekten hepimizi muhafaza eyle.
Allah’ım! Sağ-salim gidip gelmeyi, ailemize ve dostlarımıza kavuşmayı nasip
eyle. Onları da sağlık ve afiyet içinde bulmayı lütfet. Her mümin kuluna Kabe’yi tavaf edip yüz sürmeyi nasip eyle. Senden bu
dünyada ve âhirette iyilik istiyoruz, günahlarımızı bağışla. Amin
Başa Dön
Temel Atma Ve İş
Yeri Açma Duası
İnsanların maişetini temin gayesi ile yatırım,
ticaret, sanayi gibi işletmelerin inşasında bulunmak, hayırlı bir eser inşa
etmek, ev, dükkân, işyeri, okul, hastane yapımı, kamu yararına yönelik
eserlerin inşası hayırlı faaliyetlerden olup, birer salih amel
cümlesindendir. Bu gibi eserlerin temeli esnasında Yüce Allah’a hamd ve
kolaylık duasında bulunmak aynı zamanda mülkün gerçek sahibini hatırlamak ve
O’na şükürde bulunmaktır. Bu gibi zamanlarda şöyle dua edilebilir:

Okunuşu:
Elhamdu lillâhi rabbil-‘âlemîn.
Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ rasûlinâ Muhammedin ve
‘alâ âlihî ve sahbihî ecma’în.
E’ûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm
Bismillâhir-Rahmânir-Rahîm.
Allâhümme yâ müfettihal-ebvâb! İftah lenâ
hayral-bâb.
Allâhümmerzuknâ rızkan halâlen tayyiben ve rizkan vâsi’an bi rahmetike yâ erhamer-Râhimîn ve ente hayrur-râzikîn.
Anlamı: Kovulmuş
Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman Rahim Allah’ın adı ile
Hamd âlemlerin rabbı olan Allah’a
mahsustur. Salat ve selam Peygamber Efendimiz Hz.
Muhammed’e, onun aline ve ashabının üzerine olsun.
Ey kapıları açan Allah! Bize hayır
kapılarını aç.
Allah’ım! Ey merhametlilerin en
merhametlisi! Rahmetinle bize hela, temiz ve bol
rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.
Türkçe olarak şu dua da yapılabiliri:
Ey Yüceler Yücesi Rabbimiz! Yüce Kur’ân-ı Kerim’in “insanın eline ancak
çalışmasının karşılığı geçer” fermanına uyarak, hayırlı hizmetlere vesile
olması niyet ve temennisiyle bu temeli atıyoruz. Bu teşebbüs ve faaliyetimizi
hakkımızda hayırlı, bereketli ve devamlı eyle.
Müteşebbislerin ve girişim sahiplerinin niyet ve gayretlerini mübarek kıl.
İşi tamamlamalarını ve başarılı olmalarını nasip ve müyesser eyle. Bu
kardeşlerimizi, inşasında çalışacak, emek sarf edecek kimseleri her türlü
kaza ve beladan muhafaza eyle. Verimli ve gayretli olmalarını ihsan eyle.
Belde ve bölgesinin, bütün vatanımızın gelişmesi ve yücelmesi için çalışan bu
ve benzeri kardeşlerimizin adetlerini arttır, emek ve kazançlarına bolluk,
bereket lutfeyle.
İki günü birbirine denk olan aldanmıştır” düsturuna imtisal ederek bu hayırlı
teşebbüste bulunan kardeşlerimizi emellerine ulaşmalarını kolaylaştır,
güçleştirme Ya Rabbi. Bu kardeşlerimizi ve hepimizi başladığı işi tamamlamayı
nasip eyle, utandırma, utanılacak şeyler yaptırma, hüsrana uğratma.
Düşmanları bize güldürme. Temeli atılan bu inşaatın tamamına ermesini,
hayırlı faaliyet, hizmet ve kazançlara vesile olmasını ihsan eyle.
Ey kapıları açan Allah’ım! Bize hayırlı kapılar aç. Ey merhametlilerin en
merhametlisi! Bize helal ve temiz rızıklar ihsan eyle, rızkımızı genişlet.
Rızık verenlerin en hayırlısı Sen’sin.” Bugün burada temelini attığımız
inşaatı/müesseseyi hayırla ikmal ve itmam etmeyi nasip eyle. Halis niyetle
atılan bu adımları boşa çıkmaktan koru. Dünya ve âhiret mutluluğuna vesile
eyle. Hayırlı iş ve kazançlar elde etmeyi, bolluk ve bereketlere ulaşmayı
ihsan eyle. Her türlü kötülüklerden, kesada uğramaktan, hile ve art
niyetlerden, zarardan,fitnelerden, fesat,haset ve
kıskançlıktan koru. Hayırlara vesile kıl, kolaylaştır, güçleştirme, mübarek
eyle ya Rabbi! Amin.
Başa Dön
Kabir Ziyaretinde
Yapılacak Dua
Kabir ziyaretinin, ölü ve ziyarette bulunan kimse
için iki ayrı yönü vardır. Kabir ziyaretinde bulunan kimse, hem ölüye duada
bulunur hem de dünya hayatının fani oluşunu idrâk
eder. Kabirde bulunan kişinin bir zamanlar kendisi gibi sağ olduğunu,
hayalleri ve emelleri olduğu, belki de bunlardan pek çoğunu gerçekleştirmeye
fırsat bulamadan öldüğünü, aynı âkıbetin kendisini
de beklediğini düşünmeye vesile olur, âhireti hatırlar. Ölüye dua ve
istiğfarda bulunur. Bu da ölüye sevab kazandırır. Kabir ziyareti esnasında şu
dua okunabilir:

Okunuşu:
“Esselâmu ‘aleykum yâ ehlel-kubûr.
Yağfirullâhu lenâ ve leküm.
Entüm selefünâ ve nahnü bil-eseri.
Ve innâ inşâellâhü biküm lâhıkûn.
Esselâmu ‘aleyküm dâre kavmin mü’minîn
Ve etâküm mâ tû’adûne ğaden müeccelûn.
Ve innâ inşâallâhu biküm lâhikûn.
Allâhümmağfir liehli bakî’ıl-ğarkad.
Esselâmu ‘aleyküm ehled-diyâri minel-mü’minîne vel-müslimîne ve innâ
inşâallâhu biküm lâhikûn.
Es’elullâhü lenâ ve lekümül-‘âfiyeh.
Anlamı: "Ey kabir topluluğu! Allah’ın selamı
üzerinize olsun. Allah sizi ve bizi bağışlasın. Siz bizim öncülerimizsiniz.
Biz de inşaallah size katılacağız.” (Tirmizî, Cenaiz, 59;
İbn Mâce, Cenâiz, 36)
“Ey müminlerin yurdu, Allah’ın selamı
üzerinize olsun. Size vadedilen ölüm geldi, bize de yakında gelecektir.
İnşaallah biz de arkanızdan geleceğiz. Allahım! Burada yatanları bağışla”
(Müslim, Cenaiz, 35/103)
“Ey müminlerin yurdu, size selam olsun.
İnşaallah biz de size kavuşacağız. Allah’tan bizler ve sizler için afiyet
dilerim” (Müslim Cenaiz, 35/104)
Başa Dön
Sünnet
Merasiminde Yapılacak Dua
“Sünnet”
(hıtan) erkeğin üreme organının ucundaki derinin kesilmesine denir. Sünnet
olmak insanın fıtratının gereği (Buhâri, Libas, 62, 63; Müslim, Tahare,
16/49) ve peygamberimizin sünnetidir.
Sünnet, İslam’ın şiarı olduğu gibi, sağlık açısından
birçok yararı da vardır.
Sünnet esnasında şöyle dua edilebilir;

Okunuşu:
E’ûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm.
El-hamdü lillâhi
rabbi’l-‘âlemin.
Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ rasûlinâ Muhammedin ve ‘alâ âlihî ve sahbihî ecma’în.
Bismillâhir-rahmânir-rahîm.
Rabbenâ
heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil müttekîne
imâmâ.
Allâhümmeksir mâlehû ve
veledehû ve bârik lehû fî mâ a’taytehû.
Anlamı: “Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Peygamberimiz Hz.
Muhammed’e âl ve ashabının hepsine salat ve selam
olsun.
Kovulmuş şeşytandan Allah’a
sığınırım. Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile.
Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve
çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten
sakınanlara önder eyle” (Furkan/74)“Allahım bu kulunun evladını, malını ve ona verdiklerin mübarek
eyle” (Buhârî, Deavat, 25)
Ya Rab! Peygamberimiz’in
sünnet-i seniyyesine uyarak yavrusunu sünnet ettiren bu kardeşimizin amelini
makbul, günahlarını mağfur eyle. Bu güzel sünnetin icrasını ve her hayırlı
işini başarı ile tamamına erdir. Evladını kendisine, ailesine, yakınlarına,
milletine, insanlığa hayırlı, faydalı eyle. Salih evlatlar olarak
yetişmelerine yardım eyle.
Ya Rab! Sünneti
gerçekleştirilen yavrumuza acı, elem ve ızdırap çektirme. Varsa ağrı ve
elemlerini dindir. Onu lütfunla ve merhametinle sevindir, mesrur eyle. Sünnet
olan evladımızı Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in nurlu ve kutlu yolundan
ayırma. O’nun yüce ahlakından nasiplenerek, İslam ahlakı ile yetişmesini
nesip eyle. Sünnet-i Seniyye’yi anlayarak, idrak etmeyi, iman-ı kâmil ile
şereflenerek, dini gayret üzere bulunmayı lütfeyle. Cümlemizin yavrularını
Kur’ân ve Sünnetin ışığından ve feyzinden hissedar eyle
Ya Rabbi! Bütün çocuklarımızı insani ve ahlaki güzelliklerle mücehhez olarak
yetiştirmeyi ihsan eyle. Görünür görünmez kaza ve belalardan bütün
çocuklarımızı koru. Zararlı alışkanlıklardan ve kötü emelli kimselerden bütün
çocuklarımızı muhafaza eyle. Sevgi ile büyüyerek bütün insanlığın sıhhat ve
esenliği için çalışan, çaba sarfeden birer yetişkin olmalarını lutfeyle.
Âmin.
Başa Dön
|